ATCOM

KURUMSAL

Başkan – ATCOM’u Anlatıyor

Amerikan Türk Ticaret Odası (ATCOM) Türkiye’den ve Amerika’dan yüzlerce iş ve devlet adamının katılımıyla 1-8 Haziran, 2010 tarihleri arasında resmi açılışını yaptı.

ATCOM bu “büyük açılışı” çerçevesinde Washington’dan Boston’a Türklerin yoğun olarak yaşadığı büyük bir alanda bir hafta boyunca düzinelerce özel ve resmi programa imza attı. ATCOM bu süre zarfında misafirleriyle hem açılış, hem toplantı, hem de bir çok iş bağlantısı yaptı. ATCOM şimdiden Türk iş dünyasının Amerika’daki umudu olmuştur. Açılışı vesilesiyle kurduğu yüzlerce iş ilişkisi ATCOM’un ne kadar büyük bir boşluk doldurduğunu göstermektedir. ATCOM’un kurucu başkanlığını hasbel kader şahsım yapmaktadır. Bu itibarla, bir kaç önemli noktanın altını burada çizmek istiyorum.

Evvela belirtmek isterim ki, bu kurum kimse-nin telkiniyle veya yönlendirmesiyle kurulmamıştır. Tamamen etrafındaki doğal ihtiyaçlardan doğmuştur. ATCOM çok genç olan ve bin bir sorunu olan Türk Amerikan toplulumunu, iş dünyasını organize ederek kalkındırmaya çalışan sosyo-ekonomik bir kurumdur. Dolayısıyla, ATCOM sıradan bir ticaret odası değildir. Bu kurumun ekonomik olduğu kadar sosyo-kültürel misyonu da vardır. ATCOM iş adamları üzerinden hem toplumuna hem de anavatanına kilit hizmetler için tasarlanmıştır. ATCOM hiç bir zaman kimseye yük olmayacaktır. ATCOM çevresindeki iş adamlarıyla bir anlaşma yapmıştır. Onlarla beraber ilk önce pastayı büyütüp, ondan sonra karı (iş adamları ve toplum arasında) paylaşacaktır.

Dikkat ederseniz, ATCOM ne New York’tan, ne Washington’dan, ikisinin tam orta noktası olan Güney New Jersey’den doğmuş bir kurumdur. ATCOM iki senedir gözlerden ve merkezlerden uzak alt ve üst yapı çalışmalarını yapmaktaydı. Bu süre zarfında bir çok kişi ATCOM’u ara ara sahnede gördü. Bunun bir nedeni ATCOM’un bir kanefçe örer gibi bu sosyo-ekonomik proje üzerinde geceli gündüzlü çalışmasıydı. Bu bir temel atma uğraşıydı.  Bir kurumun kökleri çok derinlerde olacak ki, asırlık bir çınar olabilsin. Türk toplumu, bu şefkatli ve çalışkan kurumu kısa sürede bağrına bastı. Zira, bu kurum sağduyulu insanların paydasıydı. Sağcısından solcusuna, dindarından laiğine, köylüsünden şehirlisine makul ve müsamahakar insanların sırf Türkiye için bir araya geldiği ortak bir projedir. Bu yüzden, ATCOM farklı bir ses arayan herkesin yuvasıdır. Hem kendisini hem de çevresini yüceltmek isteyenlerin buluşma noktasıdır. ATCOM hizmetlerini muhatapla-rına hiç bir hayat sistemini dayatmadan yapmaya gayret eden “tarafsız” bir kurumdur. ATCOM ilke olarak dürüstlüğü ve diğergamlığı özendirmektedir. Bunu da yönetimine ve çevresine toplumca saygı görmüş ilkeli insanları toplayarak yapmaya çalışmaktadır. Üyeleri sosyal sorumluluk sahibi seçkin kişilerdir.

Türkiye tekrar büyük bir devlet olacaksa Türk diasporasına ve ATCOM’a şiddetle ihtiyacı vardır. ATCOM bu toplumun bir çıkış arayışıdır. Tek sevdası ülkesine hizmet etmek, onun yükseliş arayışlarına Amerika’dan el vermektir. ATCOM gurbet elde atılmış çok metevazi ama önemli bir adımdır.

Bob Kennedy’nin dediği gibi zaten “insanlık tarihini değiştiren şeyler genellikle sonsuz sayıda küçük ama cesur adımlardır. Her ne zaman, bir kişi bir ideal için ayağa kalkar, ya da darda olan birine yardıma koşar, veya bir haksızlığa direniş gösterirse, etrafına bir umut damlası saçar. O küçücük damla, milyonlarca enerji merkezinden geçerek dalga dalga büyür ve sonunda zulüm ve baskı duvarlarını tarumar eden bir akıntıya dönüşür”.

ATCOM bu hedefler için Türk insanının bağrına düşmüş bir damladır. Damlaya damlaya göl olur inşallah…

http://forumgazetem.com/news-details/?auth=13&cid=292

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>